08 Nisan 2009

Gizlilik politikası - (Privacy Policy)

Üçüncü taraf satıcı olarak Google, parasal.blogspot.com sitesinde reklam yayınlamak için çerezlerden yararlanır.

Google, DART çerezlerini kullanarak kullanıcılarımıza, sitemize ve İnternet'teki diğer sitelere yaptıkları ziyaretlere dayalı reklamlar sunar.

Kullanıcılar, Google reklam ve içerik ağı gizlilik politikasını ziyaret ederek DART çerezinin kullanılmasını engelleyebilir.

Daha detaylı Türkçe bilgi için:
google.com.tr/intl/tr/privacy_cookies.html
google.com.tr/intl/tr/privacypolicy.html

Privacy Policy
Google, as a third party vendor, uses cookies to serve ads on this site (parasal.blogspot.com)

Google's use of the DART cookie enables it to serve ads to our users based on their visit to parasal.blogspot.com and other sites on the Internet.

Users may opt out of the use of the DART cookie by visiting the Google ad and content network privacy policy.

18 Haziran 2007

Kefilsiz ve zahmetsiz kredi için isbank.com.tr

Yine reklamlarda gördüğüm üzere kredi için başvurdum ama bu sefer reklam yanıltmadı. Kefilsiz ve zahmetsiz kredim şubeye bile gitmeden anında hesabıma yattı! Üstelik masrafı başka bir bankanın aynı miktar kredi için kestiğinden neredeyse 15 kat daha az oldu, sıfır denecek kadar yani. Bana göre Türkiye'nin en modern ve gerçekten ilklerin bankası olan İş Bankası'na buradan teşekkür ediyorum ve kredi çekmek isteyen herkese hiç tereddütsüz tavsiye ediyorum.

Nasıl başvurduğumu da anlatayım. Önce Turkcell mobil imza için Turkcell Extra'lardan birisine gitmeniz ve Turkcell mobil imza için başvurmanız gerekiyor. Başvurunuzu takip eden yaklaşık 4-5 gün sonra bir Turkcell müşteri hizmetleri temsilcisi Turkcell hatlı telefonunuzdan sizi arıyor, bazı sorular soruyor ve mobil imzanızı kullanımınıza açıyor. Turkcell, mobil imza için 30 Haziran'a kadar ücret almıyormuş daha sonra ise bazı vergiler hariç ayda 4 YTL ücret kesecekmiş. Her ay vergi hariç 4 YTL ödemek istemiyorsanız istediğiniz zaman mobil imzanızı iptal edebiliyorsunuz. Ayrıca Turkcell Extra'daki başvurunuz sırasında SIM kartınız değiştiriliyor ve bunun için 6 YTL alınıyor. Tabi ki telefon numaranız değişmiyor. Turkcell mobil imzaya hem Hazır Kart hem de faturalı hat sahipleri başvurabiliyor.

Mobil imzanız kullanıma açıldıktan sonra isbank.com.tr'ye girip mobil imzanızı internet bankacılığında da kullanıma açıyorsunuz. İş Bankası internet şubesine mobil imzanız ile giriş yaparak kredi başvurunuzu yapıyorsunuz ve onaylandığında krediniz anında hesabınıza yatıyor. Eğer İş Bankası internet şubesini daha önce hiç kullanmadıysanız bir İş Bankası şubesine gidip veya Türkiye'nin herhangi bir yerinden 444 02 02'yi arayıp internet bankacılığını nasıl kullanıma açtırabileceğinizi sorabilirsiniz.

Bu arada önceki yazımda Merkez Bankası'nın kredi başvurunuzdaki rolü ile ilgili yazdıklarımı Merkez Bankası'nın internet sitesinden alıntı yaparak bir yanlışım varsa düzeltmek istiyorum:



----

Merkez Bankası nezdindeki kayıtlar nedeniyle bankaların ferdi kredi / kredi kartı vermemesi durumunda ne yapılması gerekmektedir?

Bankalar ile Merkez Bankası arasında sürdürülmekte olan karşılıksız çek ve protestolu senetler ile ferdi kredi ve kredi kartı borçlularına ilişkin uygulamada, borcunu vadesinde ödememesi nedeniyle kimlik bilgileri Merkez Bankasına bildirilen banka müşterileri ile bu müşterilerden daha sonra borcunu ödeyenlerin bilgileri Merkez Bankasınca birleştirilerek periyodik dönemler halinde bankalara aktarılmaktadır. Sistem içinde Merkez Bankasının işlevi, bankalar tarafından bildirilen kredi borçlularına ait kimlik bilgilerinin bankalara iletilmesi ile sınırlıdır. Merkez Bankasının, bankaların kendilerine yapılan başvuruların kabulü veya reddi hususunda yasal olarak bir yetkisi bulunmamaktadır.
Bankacılık Kanunu ve bu Kanuna istinaden çıkarılan yönetmeliklerin bankalara, kredi verilmesi ve risklerin etkin bir şekilde izlenmesi ve yönetilmesi ile ilgili yüklediği sorumluluklar göz önüne alındığında, bilgi değişimi kapsamında bankalara gönderilen söz konusu bilgiler, ferdi kredi ve kredi kartı taleplerinin değerlendirilmesinde başvurulan referans kaynaklardan sadece birisidir ve bankalar yaptıkları risk analizlerinde bunlar dışındaki diğer verileri de dikkate alarak karar vermektedirler.
Dolayısıyla, ticari esaslara göre çalışan bankalara, Merkez Bankasının ferdi kredi veya kredi kartı başvurularının kabulü veya reddi hususunda yasal olarak müdahalesi söz konusu olmamakta, anılan kurumlara yapılan başvuruların değerlendirilmesi, mevcut yasal düzenlemelere göre tamamen bankaların yetki ve sorumluluğunda bulunmaktadır.
Diğer taraftan, bankalarca ismi Merkez Bankası kayıtları arasında yer almayan bireylere ferdi kredi / kredi kartı verilmeyebileceği gibi, ismi yer alan bireylere ise gerekli teminatlar alınarak ve risk üstlenerek ferdi kredi / kredi kartı verilmesi de mümkün bulunmaktadır.
Merkez Bankasında "kara liste” diye tabir edilen bir liste bulunmamaktadır. Ancak, Merkez Bankası ile bankalar arasında bilgi değişimine tabi tutulan karşılıksız çeklere, protestolu senetlere ve ferdi kredi ile kredi kartı borçlularına ilişkin kayıtlar bulunmaktadır.

----

Merkez Bankası ve bankalar tarafından, ödenmemiş kredi kartlarına ve bireysel kredilere, protestolu senetlere ve karşılıksız çeklere ilişkin kayıtlar silinebilmekte midir?

Ödenmesi gereken tarihi 23.12.2003 (hariç)’den öncesine ait olan, 31.03.2004 tarihine kadar ödenen ve ödeme bildirimi bankalarca, Merkez Bankasına iletilen karşılıksız çek ve protestolu senetler ile ferdi kredi ve kredi kartı kayıtlarının tamamı, Merkez Bankası kayıtlarından silinmiştir.
Ayrıca, protestolu senetler ile ferdi kredi ve kredi kartı borçlularına ilişkin ödenen kayıtlarda 3 takvim yılını, ödenmeyen kayıtlarda ise 5 takvim yılını doldurmuş olanlar, Merkez Bankası nezdindeki protestolu senetler ile ferdi kredi ve kredi kartı borçlularına ilişkin kayıtlardan silinmektedir. Bu uygulama karşılıksız çekler için geçerli bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Merkez Bankası kayıtlarında protestolu senetlere ve ferdi kredi / kredi kartlarına ilişkin 5 yıldan daha eski herhangi bir kayıt yer almamaktadır.
Kredi başvurularında şahısların karşısına bankalar tarafından çıkartılan kayıtlar ise doğrudan Merkez Bankası kayıtları değildir. Bankalar, kendilerine Merkez Bankası tarafından gönderilen ve genel müdürlüklerindeki veri tabanlarında tutulan listelere bakarak değerlendirme yapmaktadır. Bankaların bu kayıtları kütüklerinden silme zorunlulukları bulunmamaktadır. Bankaların, Merkez Bankasının yapmış olduğu silme işlemlerini yapma zorunluluğu olmadığından, Merkez Bankası tarafından silinmiş olan kayıtlar, şahısların bankalara yapmış oldukları başvurularda karşılarına çıkabilmektedir.

----

Merkez Bankasına başvuru yaparak (karşılıksız çek, protestolu senetler ile ferdi kredi ve kredi kartı borçlularına ilişkin) kayıtları sildirmek mümkün müdür?

Karşılıksız çek ve protestolu senetler ile ferdi kredi ve kredi kartı borçlularına ilişkin kayıtların Merkez Bankasına yapılacak bir başvuru ile sildirilmesi mümkün değildir. Merkez Bankası kayıtlarının silinmesi ile ilgili yukarıda anlatılanların dışında bir işlem yapılmamaktadır. Herhangi bir hata sonucu bildirilen kayıtların silinmesi işlemi sadece bu kaydı, Merkez Bankasına gönderen bankanın genel müdürlüğünün Merkez Bankasına başvurusuyla yapılmaktadır. Şahısların veya banka şubelerinin istemi ile Merkez Bankası tarafından yapılacak herhangi bir işlem bulunmamaktadır. Yapılacak işlemler sadece sisteme dahil olan bankaların genel müdürlüklerinin başvurusu ile gerçekleşmektedir.

----

Merkez Bankasından silinen ferdi kredi / kredi kartı ve protestolu senet kayıtları neden bankaların ekranlarında yer almaya devam etmektedir?

Merkez Bankasınca silinen protestolu senet ve ferdi kredi ve kredi kartı borçlularına ilişkin kayıtların bankalarca da silinmesine yönelik yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla, bu kayıtların ilgili bankanın kendi bilgi işlem sisteminden silinip silinmemesi tamamen kendi kararıdır. Bankalar dilerlerse bu kayıtları silebilmekte ya da ferdi kredi / kredi kartı başvuruları sırasında istihbarat kaynaklarından birisi olarak kendi bilgisayar sistemlerinde tutmaya devam etmektedir.

----

Merkez Bankası nezdindeki kayıtlar nasıl öğrenilmektedir? Merkez Bankasından borç veya kayıt olmadığına dair yazı alınması halinde ferdi kredi / kredi kartı alınabilir mi?

Merkez Bankası nezdinde yer alan; karşılıksız çek ve protestolu senetler ile ferdi kredi ve kredi kartı borçlularına ilişkin verilerle ilgili olarak, sadece kişilerin kendilerine ait bilgi talepleri karşılanmaktadır. İlgililerin bilgi istemesi halinde bu taleplerinin karşılanabilmesi için yazılı bir dilekçe ile başvuruda bulunulması (elden veya posta yoluyla) gerekmektedir.
Söz konusu dilekçede,
- Talebin açıkça belirtilmesi,
- Dilekçe sahibinin kendisinin, yetkili kanuni temsilcilerinin veya açıkça yetkili kıldığı vekillerinin adı soyadı, imzası ve yazışma adresinin yer alması,
- Tüzel kişilerde yetkili kişi / kişilerin imzası ve imza sirkülerleri fotokopisinin eklenmesi,
- İlgiliye ait geçerli bir kimlik belgesi (nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, pasaport gibi) fotokopisinin ilavesi,
- Dilekçe sahibinin anne kızlık soyadı, vatandaşlık numarasının yer alması,
- Vekaleten bilgi talep edilmesi halinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 27/3 maddesi gereğince pul yapıştırılmış bir vekaletnamenin aslı veya tasdikli bir örneğinin ibrazı,
gerekmektedir.
Elektronik posta mesajı veya faks yoluyla yapılan başvurularda başvuru sahiplerinin Merkez Bankasında bulunan kayıtlarına ilişkin bilgi verilmez.
Merkez Bankasına yapılan başvuru neticesinde alınacak kaydı / borcu yoktur yazısı, yapılan ferdi kredi / kredi kartı başvurusu için hiçbir bağlayıcılık teşkil etmez. Şahıslara ferdi kredi / kredi kartı verip vermeme kararı tamamen bankanın kendi inisiyatifindedir. Bankalar; karşılıksız çek, protestolu senet, ferdi kredi ve kredi kartı borçlularına ilişkin kayıtları bulunanlara ferdi kredi / kredi kartı verebilecekleri gibi hiçbir kaydı bulunmayan başvuru sahiplerinin başvurularına da olumsuz yanıt verebilirler. Bu konuda Merkez Bankasının herhangi bir yetkisi ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Başvuru yapılan bazı banka çalışanlarının dile getirdiğinin aksine, Merkez Bankasının kredi başvurularını onaylaması veya onaylamaması gibi bir uygulama olmayıp, başvurusu kabul edilmeyen şahısların başvurularının kabul edilmesi için Merkez Bankasından onay alması veya Merkez Bankasından yazı getirmesi gibi bir uygulama da söz konusu değildir.

02 Nisan 2007

Kefilsiz kredi muhabbeti nedir? İşletmiyorlar değil mi?

Kefilsiz kredi muhabbeti, bankaların belki de onlara iş yapan reklam şirketlerinin ürettiği bir reklam sloganıdır. İyi de kim bana kefilsiz kredi verir? diyorsanız öncelikle kredi nasıl alınır, nasıl verilir ve ne gibi bir işlem sıralaması vardır bunlara bi bakalım.

Aklınıza esen ilk bankadan kredi başvurunuzu yaptığınızda uygulanan standart prosedür şöyledir: Kredi başvuruları, başvuru sahibinin kredi başvuru formlarında yazdığı bilgiler doğrultusunda incelenir. Öncelikle bu bilgilerin doğru olup olmadığı araştırılır. Genellikle başvuru sahibinin formda yazdığı işyeri telefonu aranarak başlanır doğrulama işlemine. İşyerindeki ilgili kişiye başvuru sahibinin orda çalışıp çalışmadığı, aylık maaşı, işe başlama tarihi, sevilen, dürüst bir insan olup olmadığı gibi sorular sorulur. Formdaki bilgilerin gerçek olup olmadığının anlaşılması maximum 1 saat alır. Daha sonra başvuru sahibinin kredi sicili, Merkez Bankası'nın en az 5 yıl sakladığı veri deposundan sorgulanır. Bu veri deposunda daha önce kullandığınız krediler, kredi kartları, çek defterleri ile ilgili bilgiler yani kredi geçmişiniz vardır. Bankacılık ve benzeri finans işi yapan şirketler böylesi kişisel bilgilere ulaşabilmekte hatta müşterileri hakkındaki bilgileri Merkez Bankası'nın bu veri tabanına ileterek burdaki bilgilerin güncel kalmasını sağlamaktadır. Bankacıların "Merkez Bankası Ekranı" dedikleri yere bakmaları birkaç dakikalık bir iştir. Kredi siciliniz + dürüstlüğünüz (formda yazdıklarınızın % kaçının doğru çıktığına göre) + gelir miktarınız üzerinden bir puan verilir. Bu puanın hesaplanma yöntemi ve aranılan en düşük puan her bankada farklıdır. Aranılan en düşük puandan daha yüksek bir puan aldıysanız kredi kullanabilir bir kişi olduğunuza kanaat getirilir.

Sonraki aşamada riskleriniz hesaplanır. Riskleriniz; mevcut borçlarınız, istediğiniz kredi tutarı ve vadesinden oluşur. Mevcut borçlarınız yine Merkez Bankası ekranından okunur. Burdan diğer tüm bankalardaki kredi hesap bakiyeleriniz, kredi kartı borçlarınız, karşılıksız çekleriniz veya protestolu senetleriniz öğrenilir. Borç miktarınız, istediğiniz kredi miktarı, talep ettiğiniz kredinin geri ödeme zamanının uzunluğu arttıkça riskiniz artar. Buna bir de eski borçlarınızın zamanında ödenmemiş olması eklenerek toplam riskiniz bulunur.

Kredinizin onaylanması için tutturmanız denkleminiz: Puanınız - riskiniz + teminatlarınız eşit veya büyüktür Kredi tutarı + kredi masrafı + kredi faizi + gecikme halindeki faizler. Başvuru yaptığınız banka şubesinde bir arıza yoksa bu denklemin oluşturulması 1-2 saatten fazla sürmez. Ama müdür şubede yoksa genellikle onun gelmesi ve müsaitse denkleme bir bakıp "Buraya çay getiren nereye kayboldu?" şeklindeki sorudan sonra "İyi iyi verin gitsin. Bekletmeyin." demesi beklenir.

Kredi başvurusu yapan adayın sahip olduğu puanı, menkul ve gayrimenkul teminatları yeterliyse kefil istenmeyebilir. Buna şube müdürleri karar verir. Daha büyük kredilerde sırayla bölge müdürleri ve bankanın en tepesindeki genel müdür bu tip şeylerle uğraşmak için gelip gider bankaya zaten. Yani reklamlarda eksik bilgilendirilme yapılmaktadır. Hatta sanki hiçbir başvuru sahibinden kefil istenmeyecekmiş, şube müdüriyetleri bu işlere karışmayacakmış, isteyen herkes kredisini alıp yürüyecekmiş gibi anlatılmakta ve bir sazan ruhu alıp başını gitmektedir. Belki de bana öyle gelmektedir. Sazan ruhunun aynalı etkisine girmiş olan ben, reklamlardaki kefilsiz kredi başvurum için aranıp "Kefil lazım, kamu çalışanı olsun. Birlikte gelin." dediklerinde anladım ki sazan iken mutasyon geçirmiş ve bir kefal olmuştum. Ama daha sonra başka bir bankadan hem de biraz daha büyük bir krediyi kefilsiz çektim. Kredi için hangi bankaya başvurduğunuza göre de değişebiliyor.

27 Mart 2007

Aşk hiç biter mi?

Bir yerlerde dinlerken hoşuma gitmiş ve zamanla melodisi hafızamda yer etmiş bir şarkının içindeki nakarat kısmı veya o şarkının adı "Aşk hiç biter mi?" Peki sizce biter mi?

Bence, aşk biter ama biz bunu kabullenemeyebiliriz. Çoğumuzun üniversite yıllarında edinilmiş aşkları şu an bitmiş durumdadır diye tahmin ediyorum. Kim bilir nerelerdedir şimdi benim hatun zat? Belki de evlenmiştir hatta kesin öyledir. Evlenmemişse de artık yaş 30'u geçtiğinden mütevellit evlilik olayını unutması lazımdır zannımca. Kız kısmısı için öyle derler bazıları çünkü. Bunların okumuş olanlarını bu kapsama ne kadar katarlar öyle diyenler ve bu kapsama katılmış bulunanların buna ne kadar katılmaz oldukları ise bir bilinmezlik olarak varlığını korumaya devam etmekte. Küçük bir tez-antitez durumcuğu aslında kapsam zengini bazı mahalle kadınlarının söylentileri. Belki de onları bu kapsama almakla ben de onlarla aynı kapsama katılarak gülmeliyim.

Matematik derslerindeki kümeler ünitesinin kulağını çınlattıktan sonra asıl konuya geleyim. Aşk biter demiştim. Fiilien biteli yıllar olmuş aşk, biter gibi görünse de aşk sahibinin bir yerlerinde yer ettiğinden, aniden bilinç üstüne çıkıp, kurbanda geçici bir dengesizlik, bir nooldu len bana? durumu oluşturur. Böylece şarkıdaki aşk hiç biter mi nakaratı ile vurgulandığı zannına kapıldığım aşk biter ama bu durum kabullenilebilinemez çıktısını elde etmekte zorlanmaya hacet kalmamaktadır.

Neden böyle olmaktadır? Sebep tabi ki parasal. Sitenin adından da anlamalıydınız desem? Geçici dengesiz haldeki eski aşk sahibinin kendindeki dengesizliği çözmek adına geliştirdiği metodlar için gereken harcama kalemleri vardır. Bu kalemler kişiye göre değişir. Kimi kendini psikoloğunun koltunda bulur, kimi tur atıp rahatlamak için arabasının koltuğunda, kimi buzdolabını kurcalarken veya çikolata yerken bulur. Yapılan her harcama neticede bir dizi sanayi dalını harekete geçirmektedir. Böylece ekonomi hareketlenerek büyümektedir.

Tamam. Sizi mi kırcam? En azından küçülmemektedir diyelim bağlayalım. Evet tabi hareketlenerek.

20 Şubat 2007

Yabancıların gayrimenkul alımı

Gayrimenkul piyasası yabancı ülke vatandaşlarının yoğun talebini karşılamaya çalışıyor.

Rakamlarla ifade etmek gerekirse, Akdeniz kıyısı Antalya civarlarında yaklaşık 15.000, Ege Bölgesi'nde; Muğla'da 8.300, Aydın'da 5.900, İzmir'de 4.600 ve son olarak İstanbul'da 10.700 adet gayrimenkul yabancılar tarafından satın alınmış.

Yabancıların sahip olduğu yaklaşık 64.000 adet gayrimenkulun yaklaşık 30.000'i Alman ve İngiliz vatandaşları tarafından satın alınmış.

Ülkemizin ılıman ikliminin, doğal güzelliklerinin ve kumsallarının cazibesine kapılmamak mümkün görünmüyor. Anadolu'da yaşamış eski uygarlıkların bıraktığı tarihi miras ve eserler de bu cazibeyi eşsiz hale getiriyor.

Farkında olalım ya da olmayalım yaşadığımız topraklar, gerek insan fizyolojisi için son derece uygun iklim ve tarım şartlarına sahip olması, gerekse ticari bakımdan geçiş yolları üzerinde olması nedenleriyle gerçekten son derece değerli. Tarihte bu kadar çok büyük uygarlıkların yaşamak için özellikle Anadolu'yu seçmiş olması boşuna değildir herhalde.

Alman, İngiliz ve diğer ülke vatandaşlarının da ülkemizin cazibesi nedeniyle ülkemizde yaşamak istemelerini gayet normal karşılıyorum. Ancak bana bir şey mantıksız geliyor. Biz yabancıların ülkemizde kalıcı olarak yaşayabilmeleri için gayrimenkul satın almalarına izin verirken onlar ülkelerinde gezmemize izin vermemek için bize vize uyguluyor. "Onlar bize gelmiş, çok iyi insanlarmış, acaba İngiltere, Almanya, Avrupa nasıl bir yerdir? Ben gidip göreyim gezeyim oralarda." derseniz vize almanız gerekiyor. Vize alabilmeniz içinse kim bilir neler gerekiyor. Bilmiyorum neler gerektiğini. Avrupa vizesi almak için zengin işadamlarımızın bile zorlandığını biliyorum sadece.

Birey olarak tanıdığım Avrupa insanları gerçekten iyi insanlar. Ama ülkelerinin bize uyguladığı çifte standartlar var. Umarım ülkesine dönen her Avrupalı, Türkler'in ne kadar iyi insanlar olduklarını anlatır. Çünkü galiba bizi yanlış tanıyorlar.